🇺🇸 USD: 47,35 TL ▲ %0,04 🇪🇺 EUR: 53,92 TL ▲ %0,12 🪙 ALTIN: 6.221 TL ▲ %0,87
🇺🇸 USD: 47,35 TL ▲ %0,04 🇪🇺 EUR: 53,92 TL ▲ %0,12 🪙 ALTIN: 6.221 TL ▲ %0,87
🇺🇸 USD: 47,35 TL ▲ %0,04 🇪🇺 EUR: 53,92 TL ▲ %0,12 🪙 ALTIN: 6.221 TL ▲ %0,87
🇺🇸 USD: 47,35 TL ▲ %0,04 🇪🇺 EUR: 53,92 TL ▲ %0,12 🪙 ALTIN: 6.221 TL ▲ %0,87
Gündem

Büyük Marmara Depremi mi geliyor? Uzmanlardan dikkat çeken açıklamalar

Kaynak / Yazar: RSS 20.08.2026 10:04 1,421 Okunma 4 Dk Okuma Süresi
Yazı Boyutu:
Büyük Marmara Depremi mi geliyor? Uzmanlardan dikkat çeken açıklamalar
Marmara Denizi’nde Adalar açıklarında son günlerde peş peşe meydana gelen küçük depremler, bölgede yaşayan vatandaşlarda “Marmara depremi yaklaşıyor mu?” endişesine yol açtı. Dünden bu yana Marmara Denizi’nde 1,1 ile 3,2 büyüklükleri arasında çok sayıda sarsıntı kaydedilirken, art arda yaşanan hareketlilik gözleri yeniden Marmara’daki fay hatlarına çevirdi. Sarsıntıların ardından uzmanlardan da dikkat çeken değerlendirmeler geldi. BEKTAŞ: “AYNI FAY ZONUNDA YOĞUN MİKRODEPREM AKTİVİTESİ VAR” Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede Adalar Fay Zonu'ndaki geçmiş depremlere dikkat çekti. Bektaş, 1963 yılında bölgede meydana gelen 6,3-6,4 büyüklüğündeki depremi hatırlatarak, bugün aynı fay zonunda yoğun mikrodeprem aktivitesi görüldüğünü belirtti. Bektaş, bu hareketliliğin doğrudan “büyük deprem geliyor” şeklinde yorumlanamayacağını ifade ederken, Adalar Fayı’nın deprem potansiyelinin de göz ardı edilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Uzman isim, mikro depremlerin gerilim birikiminin mi yoksa derinlerde yaşanan hareketlerle enerjinin boşalmasının mı göstergesi olduğunun önemli bir soru olduğunu vurguladı. GÖZLER ŞENER ÜŞÜMEZSOY’UN AÇIKLAMASINDA Marmara Denizi’ndeki hareketliliğin ardından Prof. Dr. Şener Üşümezsoy da değerlendirmelerde bulundu. Üşümezsoy, özellikle Büyükada çevresinde meydana gelen küçük sarsıntıların tek başına “büyük Marmara depremi yaklaşıyor” şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Ana fay hattında olağan dışı bir hareketlilik bulunmadığını belirten Üşümezsoy, Adalar çevresindeki sarsıntıların farklı fay segmentleriyle bağlantılı olduğunu ifade etti. “ADALAR FAYI BÜYÜK DEPREM ÜRETMEZ” Üşümezsoy, Büyükada çevresindeki fay yapısına ilişkin değerlendirmesinde, Adalar Fayı'nın özelliklerine dikkat çekti. Uzman isim, Adalar Fayı’nın uzun süredir aktif olmayan yaşlı bir yapı olduğunu savunarak, bu faydan yıkıcı büyüklükte bir deprem beklemediğini belirtti. Son günlerde meydana gelen küçük sarsıntıların da bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Üşümezsoy, yaşanan hareketliliğin doğrudan büyük bir Marmara depremine işaret etmediğini söyledi. “BÖLGEDE BİRİKEN STRES BOŞALIYOR” Üşümezsoy’a göre son depremlerin kaynağı doğrudan Adalar Fayı değil. Büyükada’nın güneyinde meydana gelen hareketlerin, ana fay sistemini farklı yönlerde kesen daha küçük fay segmentleri üzerinde gerçekleştiğini belirten Üşümezsoy, bu yapıların büyük ölçekli ve yıkıcı bir deprem oluşturabilecek seviyede gerilim biriktirmediğini savundu. Yaşanan hareketliliğin, bölgede daha önce biriken stresin küçük çaplı sarsıntılarla boşalması şeklinde yorumlanabileceğini ifade etti. 1999 MARMARA DEPREMİ SONRASI DA BENZER HAREKETLER YAŞANDI Büyükada çevresindeki sarsıntıların bölgenin geçmişteki sismik hareketleriyle benzerlik gösterdiğini belirten Üşümezsoy, 1999 Marmara Depremi sonrasında da bölgede benzer nitelikte küçük depremlerin meydana geldiğini söyledi. Bu nedenle son günlerde yaşanan mikro deprem hareketliliğinin tek başına yeni ve büyük bir deprem senaryosunun göstergesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. “MARMARA DEPREMİ GELİYOR” YORUMLARINA DİKKAT ÇEKTİ Büyükada açıklarında meydana gelen depremlerin ardından sosyal medyada ve kamuoyunda “Marmara depremi geliyor” şeklindeki yorumların arttığına dikkat çekilirken, Üşümezsoy bu yaklaşımın bilimsel açıdan doğru olmadığını belirtti. Uzman isme göre mikro depremler, tek başına orta veya büyük bir depremin kısa süre içerisinde meydana geleceğini gösteren güvenilir bir işaret değil. Öte yandan uzmanların değerlendirmeleri arasında farklılık bulunurken, Marmara Denizi'ndeki sismik hareketlilik yakından takip edilmeye devam ediyor. Depremlerin önceden kesin olarak tahmin edilmesinin mümkün olmadığı bilimsel gerçeği doğrultusunda, bölgedeki hareketlerin uzmanlar ve ilgili kurumlar tarafından izlenmesi önem taşıyor.
Kaynak: RSS
Haberi Paylaş:
Haber bağlantısı kopyalandı!