🇺🇸 USD: 47,35 TL ▲ %0,04 │ 🇪🇺 EUR: 53,92 TL ▲ %0,12 │ 🪙 ALTIN: 6.221 TL ▲ %0,87 │
🇺🇸 USD: 47,35 TL ▲ %0,04 │ 🇪🇺 EUR: 53,92 TL ▲ %0,12 │ 🪙 ALTIN: 6.221 TL ▲ %0,87 │
🇺🇸 USD: 47,35 TL ▲ %0,04 │ 🇪🇺 EUR: 53,92 TL ▲ %0,12 │ 🪙 ALTIN: 6.221 TL ▲ %0,87 │
🇺🇸 USD: 47,35 TL ▲ %0,04 │ 🇪🇺 EUR: 53,92 TL ▲ %0,12 │ 🪙 ALTIN: 6.221 TL ▲ %0,87 │
Gündem

Yeni nesil çevre konusunda çok duyarlı

Kaynak / Yazar: RSS 01.10.2026 15:14 1,421 Okunma 6 Dk Okuma Süresi
Yazı Boyutu:
Yeni nesil çevre konusunda çok duyarlı
Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nin (SUBÜ) düzenlediği SUBÜ Konuşmaları’nın 127’nci konuşmacısı, ‘Gençliğin İklim ve Doğa Hareketi’ konulu söyleşiyle Cemre Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Mütevelli Heyeti Üyesi Furkan Gökgöz oldu. YouTube üzerinden canlı yayınlanan söyleşinin moderatörlüğünü, Sakarya MYO Medya ve İletişim Programı Öğretim Görevlisi Zülfikar Özçelik üstlendi. Söyleşide iklim değişikliği, çevre ve doğa hareketleri, gençlerin gönüllülük faaliyetlerine katılımı, afet hazırlığı, deniz çayırlarının korunması ve üniversite öğrencilerinin sosyal sorumluluk çalışmalarındaki rolü ele alındı. Değişim hızlandı İklim değişikliğinin insan faaliyetleriyle birlikte hızlandığını belirten Cemre Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Gökgöz, “Ben buna ‘iklim krizi’ yerine ‘iklim değişikliği’ demeyi tercih ediyorum. Yeryüzü var olduğundan beri ortalama 1500 yılda bir iklim değişikliği yaşanmış. Ancak sanayi devrimiyle birlikte insan tahribatı işin içine girince bu 1500 yıllık süreç 150 yıla düştü ve kriz olarak algılanmaya başlandı. Bizler ‘çevre için ne yapabiliriz?’ diye düşünerek güçlü bir kadroyla Cemre Vakfı’nı kurduk” dedi. Cemreler düştüğü yeri güzelleştiriyor Cemre Vakfı’nın kuruluş anlayışını ve isminin hikâyesini anlatan Gökgöz, “Biz Cemre Vakfı’nı bir ‘gençlik ve sokak hareketi’ olarak tanımlıyoruz. Çevreyle ilgili söylenebilecek tüm sözlerin söylendiğini, artık eyleme geçilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu eylemleri yaparken arkamıza akademik danışmanlığı alıyoruz. Bir yanda hocalarımız, diğer yanda gençlerimizle sokaklarda, afetlerde ve çevre çalışmalarında yer alıyoruz. Cemre ismi Anadolu’daki düşme metaforundan gelir. Cemre havaya, suya ve toprağa düşer, gözle görülmeyecek kadar küçüktür ama koca bir mevsimi değiştirir. Biz gönüllülerimize ‘cemreler’ diyoruz. Anadolu kültüründe olduğu gibi cemreler düştüğü yeri güzelleştirir, afette veya çevre alanında insanlara güven verir” ifadelerini kullandı. Gönüllü dalgıçlar yetişiyor Marmara Denizi’nde yürüttükleri deniz çayırı çalışmalarına değinen Gökgöz, “Deniz çayırları tropikal ormanlardan 35 kat daha fazla oksijen üreten ve karbon tutan, denizi temizleyen çok hayati bir bitki. Piri Reis Üniversitesi’nden Prof. Dr. Mustafa Sarı hocamızın danışmanlığında Marmara Denizi’nde ilk defa deniz çayırı ekimini gerçekleştirdik. Üniversitelerden gönüllü gençler topladık. Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Şahin Özen hocamızdan ders alarak dalgıçlık sınavını geçen öğrencilerimize tüm eğitimi ve ekipmanları ücretsiz veriyoruz. Şu an gönüllü dalgıçlarımız her hafta dalarak ekilen alanların temizliğini ve takibini yapıyor” diye konuştu. Doğa ve afet çalışmalarına destek veriliyor Doğa sporları, yaban hayatı ve afet hazırlığına yönelik çalışmalarını anlatan Gökgöz, “Göç eden yırtıcı kuşları gözlemleme etkinlikleri düzenliyoruz. Bursa’da 25 bin kişinin katılımıyla tüm şehrin ışıklarını kapatıp meteor izleme etkinliği gerçekleştirdik. Leylek ölümlerinin önüne geçmek için Bursa’dan pilot olarak başlattığımız leylek yuvaları projesini Türkiye’nin dört bir yanına yayıyoruz. Afet hazırlığı kapsamında da Akyazı’daki sel gibi olaylarda sahadaydık. Orman yangınları ve depremler için sürekli gönüllü yetiştiriyoruz. Türk Kızılay ve AFAD süreçlerine destek verecek 28 kişilik arama kurtarma timimizi 8 günlük zorlu eğitim ve sınav süreçleriyle hazırlıyoruz” dedi. Gençlerin çevreye ilgisi yüksek Gençlerin çevre konusundaki ilgisine dikkat çeken Gökgöz, “Gençlerin apolitik olduğu veya çevreyle ilgilenmediği görüşüne kesinlikle katılmıyorum. Gerçekten son derece ilgili ve bilgililer. Her ay Bursa, Mersin veya İstanbul gibi illerde düzenlediğimiz doğa kamplarında 80 kişilik kontenjana binlerce başvuru alıyoruz. Bir dalgıçlık formu açtığımızda anında doluyor. Çevre konusunda yeni neslin anne babalarından çok daha bilgili ve duyarlı olduğunu bizzat deneyimliyorum. Ulaşımı zor dağ tepelerine bile binlerce üniversite öğrencisi yürüyerek, tırmanarak çevre etkinlikleri için gelebiliyor” ifadelerini kullandı. Sakarya’nın doğal değerleri korunmalı Sakarya’nın doğal zenginlikleri ve afet bilincine değinen Gökgöz, “Sakarya çevre ve doğa bakımından çok şanslı bir şehir. Taraklı Karagöl Yaylası dünyada eşi benzeri az bulunan bir yer. Maden Deresi, Kırkpınar ve Sapanca Gölü gibi harika değerleri var. Sakarya halkı ve gençliği, depremi bizzat yaşadığı için arama kurtarma ve afet bilinci konusunda son derece duyarlı. Bize düşen görev, bu doğal güzellikleri korumak ve özüne sahip çıkmaktır” dedi. Öğrencilere gönüllülük tavsiyesi Üniversite öğrencilerinin gönüllülük faaliyetlerinde yer almasının önemine değinen Gökgöz, “Üniversite hayatı sadece derslerden ibaret olmamalı. Öğrencilerimizin derslerini aksatmayacak şekilde en az bir sivil toplum veya gönüllülük faaliyetinde yer almasını çok önemsiyorum. Çevre, kültür veya spor alanında bir hobinizin ve uğraşınızın olması, ileride iş hayatında ve insan kaynakları mülakatlarında karşınıza büyük bir tecrübe olarak çıkacaktır. İlk hedefimiz her ilde bir öğrenci kulübü oluşturmak. SUBÜ’deki tüm arkadaşları en az bir gönüllülük faaliyetinde yer almaya davet ediyorum” diye konuştu.
Kaynak: RSS
Haberi Paylaş:
Haber bağlantısı kopyalandı!