Nehirlerden taşınıp Karadeniz'e getirildi, şimdi Sakarya açıklarında yatıyor
Karadeniz'in mavi sularının altında, kıyıdan yalnızca birkaç kilometre açıkta tarihin sessiz bir tanığı yatıyor. Sakarya'nın Karasu ilçesi açıklarında bulunan U-20, II. Dünya Savaşı'ndan kalan ve Türkiye sularındaki en iyi korunmuş Alman denizaltı batıklarından biri olarak zamana meydan okumaya devam ediyor.
Yaklaşık 23 metre derinlikte bulunan tarihi batık, Sakarya ve Kocaeli'nden dalış eğitmenleri Alper Korkmaz, Sedat Türkmen ve Haluk Mayhoş tarafından yeniden görüntülendi.
"Kimsenin bu eşsiz dalış noktalarından haberi yok"Dalış ekibi, görüntüleri paylaşırken bölgenin su altı zenginliğinin daha fazla kişi tarafından tanınmasını istediklerini söyledi.
Ekip, ihbar hattımıza gönderdiği notta şu ifadeleri kullandı:
"Bizim amacımız bölgenin dalış için güçlenmesi. Kimsenin bu bölgelerdeki eşsiz dalış noktalarından haberi yok."
Hitler'in Karadeniz planıU-20'nin hikâyesi, Nazi Almanyası'nın Sovyetler Birliği'ne yönelik Barbarossa Harekâtı sırasında Karadeniz'de üstünlük kurma planına uzanıyor.
Alman Donanması'nın korku salan U-boat filosu, Atlantik'te olduğu gibi Karadeniz'de de Sovyet kıyılarını kontrol altına almak istiyordu. Ancak Montrö Boğazlar Sözleşmesi nedeniyle Alman denizaltılarının İstanbul Boğazı'ndan geçmesi mümkün değildi.
Bunun üzerine tarihe geçen sıra dışı bir lojistik operasyon gerçekleştirildi.
Nehirlerden karaya, karadan Karadeniz'eAlmanya'dan yola çıkan altı Tip IIB denizaltısı önce kanallar ve nehirler boyunca taşındı. Hamburg'dan Dresden'e kadar su yollarını kullanan denizaltılar, daha sonra karayoluyla Ingolstadt'a ulaştırıldı. Buradan Tuna Nehri'ne indirilen denizaltılar, yüzlerce kilometrelik yolculuğun ardından Karadeniz'e ulaşmayı başardı.
Bu operasyon sonucunda U-9, U-18, U-19, U-20, U-23 ve U-24'ten oluşan 30. Denizaltı Filotillası kuruldu.
Sovyetlerin korkulu rüyası oldular1943 yılında göreve başlayan filo, Karadeniz'de toplam 56 operasyon gerçekleştirdi. Ancak savaşın seyri kısa sürede değişti.
Müttefik kuvvetlerinin ilerleyişi ve Sovyetlerin üstünlüğü ele geçirmesiyle Alman birlikleri geri çekilmeye başladı. Karadeniz'deki denizaltılar için de kaçış yolu kapanmıştı.
U-20 neden battı?Karadeniz'den çıkmaları mümkün olmayan U-20 ve kardeş denizaltıları için son emir, Alman Donanma Komutanı Karl Dönitz tarafından verildi.
10 Eylül 1944'te U-20, Sovyetlerin eline geçmemesi için mürettebatı tarafından kontrollü şekilde batırıldı.
Denizaltıyı terk eden mürettebat filikalarla Türkiye kıyılarına ulaştı. Türk makamlarınca gözaltına alınan denizciler, savaş sona erene kadar Konya'nın Beyşehir ilçesindeki özel kampta tutuldu.
Bu nedenle U-20, savaş mezarı statüsünde değerlendirilmiyor.
Karasu açıklarında sessizce bekliyor42,7 metre uzunluğundaki ve yaklaşık 270 ton ağırlığındaki U-20, bugün Karasu sahiline yaklaşık 2,5-4 kilometre uzaklıkta bulunuyor.
Batık yaklaşık 35 derece sola yatık halde duruyor. Torpido kapakları ve periskobunun hâlâ görülebiliyor olması, denizaltıyı Türkiye'nin en dikkat çekici su altı tarih miraslarından biri haline getiriyor.
Yarım asır sonra yeniden keşfedildiTakvimler 1994 yılını gösterdiğinde, Türk Deniz Kuvvetleri'nin Karadeniz'deki tatbikatı sırasında U-20 yeniden keşfedildi.
Aradan geçen yılların ardından, 2008'de sualtı araştırmacısı Selçuk Kolay liderliğindeki ekip filonun diğer kayıp denizaltılarının izini de sürdü. U-23 Ağva açıklarında, U-19 ise Karadeniz Ereğli açıklarında tespit edildi.
Bu haberi kaçırmayın Hitler'in kayıp denizaltısı Sakarya'da batmış! 23 Metre derinlikte bulundu, belgeselleştirildi Devamını Oku Hayalet ağlardan kurtarıldıYıllar içinde batığın üzerine dolanan balıkçı ağları, deniz canlıları için ciddi tehdit oluşturdu.
Tarım ve Orman Bakanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen profesyonel dalış operasyonlarıyla U-20 üzerindeki "hayalet ağların" önemli bölümü temizlendi.
Bugün ise Sakarya ve Kocaeli'nden dalış eğitmenlerinin kaydettiği yeni görüntüler, Karasu açıklarında sessizce bekleyen bu tarihi mirası yeniden gündeme taşıdı.
Belki de II. Dünya Savaşı'ndan kalan en etkileyici koleksiyonlardan biri, hâlâ Türkiye'nin Karadeniz kıyılarının yalnızca birkaç kilometre açığında keşfedilmeyi bekliyor.
Kaynak: RSS