Kazinoğlu soruşturmasında Sakarya detayı! İfadesi alınan Kurtlar Vadisi senaristi Taraklı'da görev yapmış
Sakarya’nın Taraklı ilçesinde hakim olarak görev yapan Cüneyt Aysan’ın yolu, yıllar sonra Türkiye’nin en çok konuşulan televizyon yapımlarından Kurtlar Vadisi’ne uzandı. Aysan, şimdi ise eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 2011’de Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yeniden yürütülen soruşturmada “bilgi sahibi” sıfatıyla verdiği ifadeyle gündemde.
Sakarya’daki hakimlik yıllarıCüneyt Aysan’ın kamuoyunun daha az bilinen geçmişinde Sakarya’nın Taraklı ilçesi önemli bir yer tutuyor.
2003 Adli Yargı Yaz Kararnamesi’nde yer alan kayıtlara göre 35237 sicil numaralı Cüneyt Aysan, Taraklı Hâkimliği görevinden Şile Hâkimliği görevine atandı. Böylece Aysan’ın hukuk kariyerindeki Sakarya dönemi de resmi atama kayıtlarında yer almış oldu.
Yaklaşık 13 yıllık hakimlik kariyerinin ardından hukuk alanındaki deneyimini farklı bir sektöre taşıyan Aysan, ilerleyen dönemde Pana Film bünyesinde hukuk danışmanlığı yaptı ve senaryo çalışmalarına yöneldi.
Hukuk kürsüsünden Kurtlar Vadisi ekibineAysan'ın kariyerindeki en dikkat çekici kırılmalardan biri 2007 yılı oldu.
Kurtlar Vadisi Pusu 19 Nisan 2007'de ekran macerasına başlarken Aysan da dizinin senaryo ekibinde yer aldı. Daha sonraki bölümlerde Aysan'ın adı Raci Şaşmaz ve Bahadır Özdener ile birlikte senaristler arasında yer aldı. IMDb'nin yapım künyesinde de Aysan'ın 2007-2013 arasında dizinin senaristleri arasında bulunduğu görülüyor.
Bu geçmiş, bugün Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında Aysan'ın isminin yeniden gündeme gelmesini daha dikkat çekici hale getiriyor.
Dosyada neden Kurtlar Vadisi var?Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu, 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetmişti. O dönem yürütülen soruşturma 2012'de kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla sonuçlanmıştı.
Dosya, Silivri Sulh Ceza Hâkimliği'nin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararının kaldırılmasının ardından yeniden açıldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek de 7 Eylül'de yaptığı açıklamada, olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 kişi hakkında adli işlem başlatıldığını ve 10 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.
Soruşturmanın ilerleyen aşamasında ise dikkatler Kurtlar Vadisi Pusu'daki bazı sahnelere çevrildi.
Özellikle dizideki “Kazım Kaşifoğlu” karakteri ile gerçek hayattaki Kaşif Kozinoğlu arasındaki benzerlikler ve karakterin hikâyesindeki bazı olayların Kozinoğlu'nun ölümüyle zamanlama açısından yakınlığı araştırma konusu oldu. Ancak karakterin Kozinoğlu'nun birebir temsili olduğu yönünde resmi bir doğrulama bulunmuyor.
10 Kasım 2011'de ekrana gelen sahneDosyada dikkat çekilen ayrıntılardan biri, Kurtlar Vadisi Pusu'nun 10 Kasım 2011'de yayımlanan 136. bölümündeki Kazım Kaşifoğlu sahnesi.
Bu bölümde Kaşifoğlu'nun hücrede tutulduğu ve tehdit edildiği sahneler yer aldı. Bölümün yayınlanmasından yalnızca iki gün sonra, 12 Kasım 2011'de Kaşif Kozinoğlu Silivri Cezaevi'nde hayatını kaybetti. Bu kronolojik yakınlık soruşturma kapsamında incelenen unsurlardan biri oldu.
Daha sonra yayımlanan 139. bölümde ise Kaşifoğlu karakterinin ölümüne ilişkin bir senaryo işlendi. Soruşturma kapsamında bu sahnelerin nasıl ortaya çıktığı ve senaryo ekibinin gerçek olaylarla herhangi bir bilgi bağlantısı bulunup bulunmadığı araştırılıyor.
Cüneyt Aysan, Raci Şaşmaz ve Bahadır Özdener ifade verdiSilivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül 2026 tarihinde Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan'ın “bilgi sahibi” sıfatıyla ifadelerine başvurulacağını duyurdu.
Üç senarist Silivri Adliyesi'ne giderek yaklaşık iki saat süren ifade işlemlerinin ardından adliyeden ayrıldı. Böylece Aysan'ın yıllar önceki hukuk kariyerinden televizyon senaristliğine uzanan mesleki geçmişi, Kozinoğlu soruşturmasıyla birlikte yeniden gündeme geldi.
Senaristlerden “tesadüfen denk geldi” yanıtıİfade kapsamında senaristlere, Kozinoğlu ile ilişkilendirilen senaryo sürecinin nasıl oluştuğu ve herhangi bir kişi ya da kurumdan yönlendirme alınıp alınmadığı soruldu.
Basına yansıyan ifade içeriğine göre senaristlerin ortak yanıtında şu ifadeler yer aldı:
“Hayır, bize herhangi bir kişi ve kurumdan bir dayatma söz konusu değil. Bizim metnimiz doğal akışında ilerleyen bir metindir. Tesadüfen denk gelmiştir. Herhangi bir kasıt yoktur.”
Bu ifade, soruşturmanın senaryo ile gerçek olay arasındaki benzerlikleri hangi çerçevede değerlendirdiğine ilişkin önemli bir ayrıntı olarak dosyada yer alıyor.
Kaynak: RSS