Sakarya’da çoğu kişinin önünden geçtiği ama hikâyesini bilmediği 10 yer
Sakarya’da her gün önünden geçtiğimiz, yanından arabayla geçerken belki de dönüp bakmadığımız pek çok yer aslında şehrin yüzyıllar öncesine uzanan hikâyelerini taşıyor. Kimi Bizans’tan, kimi Osmanlı’dan, kimi ise yakın tarihin unutulmaya yüz tutan dönemlerinden izler taşıyor. İşte Sakarya’da görüp geçtiğimiz ancak hikâyesini çoğu kişinin bilmediği 10 yer…
1. Beşköprü: Adı bile aslında yanlış anlaşılıyor
Sakarya denildiğinde akla gelen en önemli tarihî yapılardan biri olan Justinianus Köprüsü, halk arasında daha çok Beşköprü olarak biliniyor.
Ancak ilginç olan şu: Köprünün gerçekten beş köprüsü ya da beş kemeri yok.
Erken Bizans döneminde, İmparator Justinianus tarafından MS 558-560 yıllarında yaptırılan yapı yaklaşık 1.500 yıllık geçmişe sahip. Resmî kayıtlara göre köprü 12 kemerden oluşuyor ve yaklaşık 365 metre uzunluğunda. “Beşköprü” adının ise zaman içerisinde “pons” kelimesinin yanlış anlaşılmasıyla ortaya çıktığı belirtiliyor.
Dahası, yapı 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edildi.
Yani Sakaryalıların “Beşköprü” diye bildiği yapı, aslında Bizans İmparatorluğu döneminden bugüne ulaşan dev bir tarihî miras.
Justinianus Köprüsü, yaklaşık 8 yıl süren restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından yeniden ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.
2. Eski Sakarya Köprüsü: Şehrin simgesinin bilinmeyen hikâyesi
Bugün Sakarya'nın sembollerinden biri olarak kullanılan Eski Sakarya Köprüsü, aslında şehrin ulaşım tarihinin önemli parçalarından biri.
Köprü 1936-1937 yıllarında inşa edildi. Dönemin şartlarında yaklaşık 93 bin liraya mal edilen yapı, Sakarya Nehri üzerindeki ulaşımı güçlendirmek amacıyla yapıldı. 108,60 metre uzunluğundaki köprü, yıllarca bölgedeki ulaşımın önemli noktalarından biri oldu.
Bugün yanından geçen birçok kişinin belki de bilmediği ayrıntılardan biri ise köprünün geçmişte farklı isimlerle de anılmış olması.
Sakarya Şehir Hafızası kayıtlarında da köprünün tarihî ulaşım ağındaki önemi ve Milli Mücadele dönemindeki köprülerin bölgedeki stratejik rolü anlatılıyor.
3. II. Bayezid Köprüsü: 500 yıldan fazla zamandır Sakarya’nın üzerinde
Geyve Alifuatpaşa'da bulunan II. Bayezid Köprüsü, Sakarya'nın en dikkat çekici tarihî yapılarından biri.
Köprünün kitabesinde, Fatih Sultan Mehmet'in oğlu II. Bayezid tarafından Hicri 901, yani Miladi 1495 yılında yaptırıldığı belirtiliyor.
Büyük kesme taşlardan yapılan köprü yaklaşık 150 metre uzunluğunda. Tarihî menzil yolları üzerinde bulunan yapı, yüzyıllar boyunca ulaşım açısından önemli bir görev üstlendi.
Bugün üzerinden geçenler için sıradan bir köprü gibi görünebilir.
Ama aslında Sakarya Nehri'nin üzerinde 500 yılı aşkın süredir duran bir Osmanlı mirasının yanından geçiyoruz.
4. Taraklı Yunus Paşa Camii: “Kurşunlu Camii” neden deniyor?
Taraklı'nın merkezinde bulunan Yunus Paşa Camii, ilçenin en önemli tarihî yapılarından biri.
Cami, Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferi sırasında Vezir-i Âzam Yunus Paşa tarafından 1517 yılında yaptırıldı. Kubbesinin kurşunla kaplı olması nedeniyle halk arasında “Kurşunlu Camii” olarak da biliniyor.
Bugün Taraklı sokaklarında gezenlerin karşısına çıkan bu yapı, aslında 16. yüzyıldan günümüze ulaşan bir Osmanlı eseri.
Üstelik caminin bulunduğu Taraklı'nın kendisi de tarihî İpekyolu güzergâhı üzerinde yer alıyor ve ilçenin adının geçmişte şimşirden yapılan taraklardan geldiği belirtiliyor.
5. Sakarya Müzesi: Bir evin içinden şehrin tarihine
Adapazarı'ndaki Sakarya Müzesi, şehir merkezinde olmasına rağmen birçok kişinin sadece önünden geçtiği yerlerden biri.
Buradaki asıl hikâye ise sadece sergilenen eserlerde değil, müzenin kendisinde de saklı.
Sakarya'nın geçmişini anlamak isteyenler açısından müze, şehrin tarihî hafızasının önemli duraklarından biri. Arkeolojik ve etnografik eserler üzerinden Sakarya'nın geçmiş dönemlerine ilişkin izleri görmek mümkün.
Şehrin ortasında yürürken fark etmeden yanından geçtiğimiz bir bina, aslında Sakarya'nın geçmişine açılan kapılardan biri.
6. Adapazarı Ticaret Müzesi: Şehrin ticaret hafızası burada
Adapazarı'nın tarihini sadece savaşlar, depremler ve eski yapılar üzerinden okumak mümkün değil. Şehrin nasıl büyüdüğünü anlamak için ticaret hayatına da bakmak gerekiyor.
Şehir merkezindeki bu müze, Adapazarı'nın ticari geçmişine ışık tutan önemli noktalardan biri.
7. Orhan Gazi Camii: Adapazarı'nın en eski tarihî izlerinden biri
Adapazarı merkezindeki tarihî yapılardan biri de Orhan Gazi Camii.
Sakarya'nın tarihî yapılarına ilişkin akademik çalışmalarda caminin Orhan Gazi dönemine uzanan geçmişinden ve sonraki dönemlerde geçirdiği değişimlerden söz ediliyor.
Bugün şehir merkezinin yoğunluğu içerisinde gözden kaçabilen bu tür yapılar, aslında Adapazarı'nın bugünkü görünümünden çok daha eski bir şehir hafızasının parçaları.
Bir alışveriş için şehir merkezine gittiğinizde yanından geçtiğiniz yapı, belki de Adapazarı'nın en eski hikâyelerinden birini taşıyor.
8. Elvanbey İmareti: Geyve'nin unutulan tarihî hazinesi
Geyve'de bulunan Elvanbey İmareti, Sakarya'nın Osmanlı döneminden kalan önemli tarihî yapılarından biri.
Sakarya'nın kültürel mirasına ilişkin kaynaklarda yapı, Osmanlı döneminin önemli eserleri arasında gösteriliyor.
İmarethaneler Osmanlı şehir hayatında yalnızca bir bina değildi. Yolcuların, yoksulların ve ihtiyaç sahiplerinin yararlanabildiği sosyal yardım yapılarının önemli örnekleri arasında yer alıyordu.
Bugün bu tür yapıların önünden geçerken gördüğümüz taş duvarların ardında, yüzyıllar önce bambaşka bir sosyal hayatın yaşandığını düşünmek bile Sakarya'nın tarihini farklı gösteriyor.
9. Harmantepe Kalesi: Sakarya'nın savunma hattından kalan iz
Bizans döneminden kalan Harmantepe Kalesi de ilin önemli tarihî noktaları arasında gösteriliyor. Sakarya'nın kültür varlıklarına ilişkin kaynaklarda Harmantepe Kalesi, Bizans döneminden kalan yapılar arasında yer alıyor.
Bugün kalıntılarıyla geçmişten izler taşıyan yapı, Sakarya'nın sadece Osmanlı döneminde değil, çok daha eski dönemlerde de önemli bir geçiş ve savunma coğrafyası olduğunu gösteriyor.
10. Taraklı'nın kendisi: Bir ilçe değil, açık hava tarih kitabı
Listenin sonuna tek bir bina yerine Taraklı'nın tarihî dokusunu koymak gerekiyor. Çünkü Taraklı'da hikâye yalnızca bir camide veya tek bir evde değil, sokakların tamamında karşınıza çıkıyor.
İlçenin eski İstanbul-Ankara yolu ve tarihî İpekyolu güzergâhı üzerinde bulunduğu belirtiliyor. Evliya Çelebi de 17. yüzyılda Taraklı'dan bahsediyor; o dönemde ilçede hanlar, hamamlar, mektepler ve çok sayıda dükkân bulunduğunu aktarıyor.
Bugün Taraklı sokaklarında yürürken görülen geleneksel evler, dar sokaklar ve tarihî yapılar aslında yüzlerce yıllık yerleşim kültürünün devamı.
Belki de Sakarya'da “hikâyesini bilmeden önünden geçtiğimiz yer” denildiğinde en güzel örneklerden biri Taraklı'nın kendisi.
Sakarya'da her gün işe giderken, alışveriş yaparken veya bir ilçeden diğerine geçerken gördüğümüz pek çok yapı, aslında şehrin geçmişinden bugüne kalan birer belge niteliğinde.
Kimi 1.500 yıllık Bizans köprüsü, kimi 500 yıllık Osmanlı eseri, kimi ise Cumhuriyet döneminde şehrin gelişimine tanıklık etmiş bir yapı.
Belki de bundan sonra Sakarya sokaklarında yürürken yalnızca “Burası neresi?” diye değil, “Bu yerin hikâyesi ne?” diye bakmak gerekiyor.
Kaynak: RSS