Futbolda en çok ses çıkaranlar konuşuluyor. Gol sevincini abartanlar, hakeme itiraz edenler, mikrofon uzatıldığında manşet olacak cümleler kuranlar... Ama futbolun asıl ağırlığını bazen en sessiz insanlar taşır.
Bir kaptan düşünün. Takımı geriye düşmüş, tribünler homurdanmaya başlamış, oyun dağılmış…
O an bağırmaz, kimseyi suçlamaz. Sadece topu alır ve oyunu yeniden başlatır.
Bazen liderlik, en yüksek sesi çıkarmak değil, en doğru anda sakin kalabilmektir.
Şuan futbol ise sessizliği pek sevmiyor. Her maçtan sonra bir açıklama bekleniyor.
Her mağlubiyetin bir sorumlusu, her galibiyetin bir kahramanı hemen bulunmak isteniyor.
Sanki her şeyin anında açıklanması gerekiyormuş gibi…
Oysa futbolun doğasında cevabı hemen verilemeyen sorular da var.
Bir oyuncu neden formdan düşer?
Bir takım neden bir anda ritmini kaybeder?
Bir teknik direktör neden haftalardır işlettiği sistemi değiştirmez?
Bazen bu soruların cevabı ertesi günkü basın toplantısında değil, aylar sonra anlaşılır.
Çünkü futbol, sabırsız insanların en çok yorum yaptığı ama sabırlı insanların kazandığı oyunlardan biridir.
Sessizlik bazen hazırlıktır.
Bazen gözlemdir.
Bazen de gereksiz tartışmaların dışında kalabilme becerisidir.
Bugün spor dünyasında konuşmak hiç olmadığı kadar kolay.
Bir telefon kamerası, bir sosyal medya paylaşımı ya da birkaç cümle…
Dakikalar içinde milyonlarca insana ulaşabiliyor.
Zor olan ise konuşmadan güven verebilmek.
Bazı futbolcular bunu başarır.
Her hafta manşet olmazlar.
Ama teknik direktörler ilk onların adını yazar.
Çünkü gösterdikleri performansın reklama ihtiyacı yoktur.
Futbolun en ilginç taraflarından biri de budur.
Bazen en değerli katkılar alkışın en az geldiği yerden çıkar.
Belki de bu yüzden gerçek profesyoneller, övgüyle de eleştiriyle de aralarına aynı mesafeyi koyar.
Onlar bilir ki, futbol bir gün sizi göklere çıkarır, ertesi gün yere indirir.
İki durumda da aynı insan kalabilmek, belki de bu oyunun en zor tarafıdır.
Bugün futbol çok daha hızlı.
Çok daha görünür, çok daha gürültülü.
Ama hala bazı maçları sessiz insanlar kazanıyor.
Belki de oyunun en güçlü cümlesi, hiç söylenmeyen cümledir.